Anksiyete (Kaygı)
.png)
Kaygıyı Anlamak, Yönetmek ve Gerektiğinde Destek Almak
Kaygı bazen zorlayıcı olabilir, ancak yönetilebilir bir deneyimdir…
Üniversite yaşamı; yeni bir ortama uyum sağlama, akademik sorumluluklar, sınavlar, gelecek planları, ilişkiler ve bağımsız yaşam gibi birçok değişimi beraberinde getirir. Bu dönemlerde kaygı, birçok öğrencinin yaşayabileceği doğal bir duygusal tepkidir.
Bir miktar kaygı; dikkat toplamaya, hazırlık yapmaya ve hedeflere ulaşmaya yardımcı olabilir. Örneğin bir sınav öncesinde hissedilen heyecan, çalışmaya motive edebilir.
Ancak kaygı yoğun, kontrol edilmesi zor, uzun süreli hâle geldiğinde veya kişinin günlük yaşamını, akademik başarısını, ilişkilerini ve özgürlüğünü kısıtladığında bir ruh sağlığı sorunu hâline gelebilir.
Kaygı yaşamak güçsüzlük değildir. Kaygı, insanın tehdit veya belirsizlik karşısında verdiği doğal bir tepkidir. Önemli olan kaygının hayatını yönetmeye başlamasına izin vermemektir.
Bu rehber, kaygıyı anlamana ve yönetmene yardımcı olmak amacıyla hazırlanmıştır. Tanı koymaz ve profesyonel değerlendirme yerine geçmez.
1. ANKSİYETE (KAYGI) NEDİR?
Kaygı; kişinin gelecekte olabilecek bir tehdit, belirsizlik veya zorlayıcı durum karşısında hissettiği endişe, korku ve gerginlik hâlidir.
Kaygı sırasında bedenimiz aslında bizi korumaya yönelik bir sistem çalıştırır. Beyin olası bir tehlikeyi algıladığında:
• Kalp atışları hızlanabilir,
• Kaslar gerilebilir,
• Nefes alışverişi değişebilir,
• Dikkat tehdit oluşturan unsurlara yönelebilir.
Bu sistem kısa süreli olduğunda faydalıdır. Ancak tehlike olmadığı hâlde sürekli çalışmaya devam ederse kişi yoğun sıkıntı yaşayabilir.
2. KAYGI NE ZAMAN NORMALDİR? NE ZAMAN SORUNA DÖNÜŞÜR?
Normal kaygı örnekleri:
• Sınav öncesi heyecan hissetmek
• Yeni bir ortama girerken çekinmek
• Sunum yapmadan önce gerilmek
• Gelecekle ilgili bazı endişeler yaşamak
• Önemli kararlar öncesinde düşünmek
Bu tür kaygılar genellikle:
• Belirli bir durumla ilişkilidir.
• Geçicidir.
• Kişinin işlevselliğini tamamen bozmaz.
• Hazırlık yapmaya yardımcı olabilir.
Sorun oluşturan kaygı:
Kaygı aşağıdaki özellikleri taşıyorsa destek almak yararlı olabilir:
• Sürekli veya aşırı yoğun olması
• Kontrol etmekte zorlanılması
• Ortada belirgin bir tehlike yokken ortaya çıkması
• Günlük yaşamı kısıtlaması
• Derslere, ilişkilere veya sosyal yaşama engel olması
• Kişinin sürekli kaçınmasına neden olması
• Bedensel belirtilerin yoğun yaşanması
3. ANKSİYETE BOZUKLUKLARI NELERDİR?
Kaygı sorunları farklı biçimlerde görülebilir.
3.1. Yaygın Anksiyete Bozukluğu
Kişinin birçok konu hakkında (dersler, sağlık, aile, gelecek, para, ilişkiler gibi) kontrol etmekte zorlandığı sürekli ve yoğun endişeler yaşamasıdır.
Kişi:
• “Ya kötü bir şey olursa?”
• “Ya başarısız olursam?”
• “Ya kontrol edemezsem?” gibi düşüncelerle uzun süre meşgul olabilir.
3.2. Panik Atak ve Panik Bozukluk
Panik atak; aniden başlayan, yoğun korku veya rahatsızlık hissinin eşlik ettiği bir durumdur.
Belirtiler genellikle birkaç dakika içinde yoğunlaşabilir.
Kişi şunları yaşayabilir:
• Çarpıntı
• Terleme
• Titreme
• Nefes alamıyormuş gibi hissetme
• Göğüste sıkışma
• Baş dönmesi
• Kontrolünü kaybetme korkusu
• Ölme korkusu
Panik atak oldukça korkutucu hissedilebilir ancak panik atak yaşayan birçok kişi bu durumdan tamamen iyileşebilir.
3.3. Sosyal Kaygı
Kişinin başkaları tarafından değerlendirilmekten, eleştirilmekten veya küçük düşmekten yoğun korku duymasıdır.
Üniversite yaşamında şu şekilde görülebilir:
• Derste söz almaktan kaçınmak
• Sunum yaparken aşırı kaygılanmak
• Yeni insanlarla tanışmaktan kaçınmak
• Yemek yerken veya konuşurken izleniyormuş gibi hissetmek
• Sosyal ortamlara katılmamak
3.4. Özgül Fobiler
Belirli bir nesne veya durum karşısında yoğun ve kontrol edilmesi zor korku yaşanmasıdır.
Örnekler:
• Yükseklik korkusu
• Hayvan korkusu
• Kapalı alan korkusu
• Uçak korkusu
• Kan veya iğne korkusu
4. ANKSİYETENİN BELİRTİLERİ
Kaygı; düşüncelerimizi, duygularımızı, bedenimizi ve davranışlarımızı etkileyebilir.
Duygusal belirtiler
• Sürekli endişeli hissetmek
• Huzursuzluk
• Kötü bir şey olacakmış gibi hissetmek
• Kontrolü kaybetme korkusu
• Aşırı tetikte olma
• Rahatlayamama
• Sabırsızlık ve tahammülsüzlük
Düşünsel belirtiler
• Sürekli olumsuz ihtimalleri düşünmek
• En kötü senaryoya odaklanmak
• Karar vermekte zorlanmak
• “Ya şöyle olursa?” düşüncelerinin artması
• Hata yapma korkusu
• Kendini sürekli değerlendirmek
• Başkalarının düşüncelerine aşırı önem vermek
Bedensel belirtiler
Kaygı sırasında vücudun alarm sistemi aktifleşebilir.
Görülebilecek belirtiler:
• Kalp çarpıntısı
• Hızlı nefes alma
• Kas gerginliği
• Terleme
• Titreme
• Mide rahatsızlığı
• Baş dönmesi
• Boğazda düğümlenme hissi
• Uyku sorunları
• Yorgunluk
Davranışsal belirtiler
• Kaygı oluşturan durumlardan kaçınma
• Sürekli güvence arama
• İşleri erteleme
• Sosyal ortamlardan uzaklaşma
• Sürekli kontrol etme davranışları
• Ders veya sorumluluklardan kaçınma
5. ÜNİVERSİTE YAŞAMINDA ANKSİYETE NASIL GÖRÜNEBİLİR?
Üniversite öğrencilerinde kaygı özellikle şu alanlarda ortaya çıkabilir:
Akademik kaygı
• “Başarısız olacağım.”
• “Yeterince iyi değilim.”
• “Herkes benden daha başarılı.” düşünceleri oluşabilir.
Sonuç olarak:
• Ders çalışmayı erteleme
• Sınavlardan kaçınma
• Aşırı çalışma
• Mükemmeliyetçilik
• Konsantrasyon güçlüğü görülebilir.
Gelecek kaygısı
Öğrenciler:
• Mezuniyet sonrası iş bulma
• Kariyer seçimi
• Ekonomik gelecek
• Yeterlilik duygusu konularında yoğun kaygı yaşayabilir.
Sosyal kaygı
Yeni arkadaşlıklar kurmak, kendini ifade etmek veya bir gruba ait hissetmek bazı öğrenciler için zorlayıcı olabilir.
6. ANKSİYETE NEDEN ORTAYA ÇIKAR?
Kaygı sorunlarının genellikle tek bir nedeni yoktur.
Biyolojik, psikolojik ve çevresel birçok faktör birlikte etkili olabilir.
Risk artırabilecek faktörler:
• Genetik yatkınlık
• Geçmişte yaşanan zorlayıcı deneyimler
• Travmatik olaylar
• Uzun süreli stres
• Akademik baskı
• Belirsizlik
• Mükemmeliyetçilik
• Düşük öz güven
• Sosyal destek eksikliği
• Uyku düzensizliği
• Kafein ve madde kullanımı
• Fiziksel sağlık sorunları
Kaygı yaşamak kişinin zayıf olduğu anlamına gelmez. İnsanların stresle baş etme biçimleri ve biyolojik özellikleri farklıdır.
7. KENDİNE YARDIM İÇİN NELER YAPABİLİRSİN?
7.1. Kaygıyı fark et ve isimlendir
Kaygı geldiğinde:
“Ben şu anda kaygı yaşıyorum.” demek, kaygının seni tamamen kontrol etmesini azaltabilir.
Kendine sor:
• Şu anda beni kaygılandıran düşünce ne?
• Bu düşünce bir gerçek mi, yoksa bir ihtimal mi?
• Kontrol edebileceğim bölüm nedir?
• Bugün atabileceğim küçük adım ne?
7.2. Kaygılı düşünceleri sorgula
Kaygı çoğu zaman gelecekle ilgili kesin olmayan düşünceler üretir.
Örneğin:
Kaygılı düşünce: “Sunumda kesin rezil olacağım.”
Sor:
• Bunun kesin olduğuna dair kanıtım ne?
• Daha önce benzer bir şeyi başardığım oldu mu?
• En kötü ihtimal gerçekleşse bununla nasıl baş ederim?
Daha dengeli düşünce:
“Sunum yapmak beni geriyor ancak hazırlanırsam bunu yönetebilirim.”
7.3. Nefes egzersizi uygula
Kaygı sırasında nefes hızlanabilir. Kontrollü nefes alma bedensel rahatlamaya yardımcı olabilir.
Basit uygulama:
1 Rahat bir pozisyon al.
2 Burnundan yavaşça nefes al.
3 Birkaç saniye bekle.
4 Nefesi yavaşça ver.
5 Bunu birkaç dakika tekrar et.
Amaç kaygıyı tamamen yok etmek değil, bedenine sakinleşme sinyali göndermektir.
7.4. Kaçınma döngüsünü fark et
Kaygı yaşayan kişiler bazen kaygı oluşturan durumlardan kaçınır.
Örneğin:
Sunum korkusu → Sunuma katılmama → Kısa süreli rahatlama → Korkunun güçlenmesi
Küçük ve aşamalı adımlar:
• Önce sunum hakkında bilgi toplamak
• Aynanın karşısında konuşmak
• Bir arkadaşına anlatmak
• Küçük bir grupta konuşmak
kaçınmayı azaltmaya yardımcı olabilir.
7.5. Günlük yaşam düzenini destekle
Kaygı yönetiminde temel yaşam alışkanlıkları önemlidir.
Destekleyici adımlar:
• Düzenli uyku
• Dengeli beslenme
• Düzenli fiziksel hareket
• Sosyal bağlantıları sürdürme
• Günlük plan oluşturma
• Dinlenmeye zaman ayırma
7.6. Kafein kullanımına dikkat et
Kafein bazı kişilerde:
• Çarpıntı,
• Huzursuzluk,
• Titreme,
• Uyku sorunları oluşturabilir ve kaygı belirtilerini artırabilir.
Özellikle yoğun kaygı veya panik belirtileri yaşayan kişiler kahve, enerji içeceği ve yüksek kafein tüketimini gözden geçirebilir.
7.7. Gevşeme ve farkındalık çalışmaları yap
Farkındalık çalışmaları kişinin düşüncelerini değiştirmekten çok, düşüncelerini fark etmesine yardımcı olabilir.
Örnek:
• Beş dakika nefesine odaklanmak
• Çevrede gördüğün beş şeyi fark etmek
• Bedendeki gerginliği gözlemlemek
• Yürürken adımlarına dikkat etmek
8. NE ZAMAN PROFESYONEL DESTEK ALMALISIN?
Aşağıdaki durumlarda destek almak yararlı olabilir:
• Kaygı günlük yaşamını etkiliyorsa
• Derslerine devam etmek zorlaşıyorsa
• Sosyal ortamlardan uzaklaşıyorsan
• Sürekli endişeleniyor ve durduramıyorsan
• Panik atak yaşıyorsan
• Uyku sorunların varsa
• Kaygı nedeniyle önemli fırsatlardan kaçınıyorsan
• Kendini sürekli kontrol etmek zorunda hissediyorsan
• Kendine zarar verme düşüncelerin varsa
Yardım almak için kriz yaşamanı beklemek gerekmez.
9. PROFESYONEL DESTEKTE NELER YAPILIR?
Uzman değerlendirmesinde:
• Kaygının ne zaman başladığı,
• Hangi durumlarda arttığı,
• Bedensel belirtiler,
• Kaçınma davranışları,
• Günlük yaşam etkileri ele alınır.
Anksiyete bozukluklarında etkili psikolojik yaklaşımlar arasında:
• Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT)
• Maruz bırakma temelli terapiler
• Kabul ve Kararlılık Terapisi (ACT)
• Gevşeme ve stres yönetimi çalışmaları bulunmaktadır.
Bazı durumlarda psikiyatri hekimi tarafından ilaç tedavisi de değerlendirilebilir.
10. ACİL DESTEK GEREKTİREN DURUMLAR
Aşağıdaki durumlarda gecikmeden yardım alın:
• Kendine zarar verme düşünceleri
• Yaşamına son verme düşüncesi
• Kendini güvende tutamayacağını hissetmek
• Gerçeklikle bağın bozulması
• Yoğun panik nedeniyle kendine zarar verme riski
Böyle bir durumda:
• Yalnız kalmamaya çalış.
• Güvendiğin bir kişiye haber ver.
• En yakın sağlık kuruluşuna başvur.
• Acil durumlarda 112 Acil Çağrı Merkezi ile iletişime geç.
11. KAYGILI BİR ARKADAŞINA NASIL DESTEK OLABİLİRSİN?
Yapabileceklerin:
✓ Dinle
✓ Yargılama
✓ “Bunu yaşaman zor olmalı.” diyerek duygusunu kabul et
✓ Profesyonel destek almasını destekle
✓ Küçük etkinliklere davet et
✓ Yanında olduğunu hissettir
Kaçınılması gereken ifadeler:
✗ “Bunu düşünme.”
✗ “Abartıyorsun.”
✗ “Takma kafana.”
✗ “Herkes yaşıyor.”
Kaygı yaşayan kişinin ihtiyacı çoğu zaman eleştirilmek değil, anlaşılmaktır.
12. YANLIŞ İNANIŞLAR VE GERÇEKLER
“Kaygılı olmak zayıflıktır.”
Gerçek: Kaygı insanın doğal bir duygu ve hayatta kalma sistemidir.
“Kaygımı tamamen yok etmeliyim.”
Gerçek: Amaç hiç kaygılanmamak değil, kaygıya rağmen yaşamına devam edebilmektir.
“Yardım alırsam insanlar beni güçsüz görür.”
Gerçek: Destek almak kendine önem vermenin bir göstergesidir.
“Kaygı hiç geçmez.”
Gerçek: Uygun destek ve tedaviyle kaygı belirtileri önemli ölçüde azalabilir.
13. BUGÜN İÇİN KÜÇÜK ADIMLAR
Bugün:
☐ Kaygımı fark ettim ve isimlendirdim.
☐ Birkaç dakika nefesime odaklandım.
☐ Ertelediğim küçük bir işe başladım.
☐ Bir yakınımla iletişim kurdum.
☐ Bedenimi hareket ettirdim.
☐ Uyku ve beslenme düzenime dikkat ettim.
☐ Kaygımı artıran düşüncemi sorguladım.
☐ Gerekiyorsa destek almak için adım attım.
UNUTMA
• Kaygı yaşamak insan olmanın bir parçasıdır.
• Kaygı senin kişiliğin değildir.
• Düşünceler her zaman gerçekleri yansıtmaz.
• Küçük adımlar büyük değişimlerin başlangıcı olabilir.
• Yardım istemek güçsüzlük değil, kendine değer vermektir.
• Kaygı yönetilebilir ve tedavi edilebilir bir durumdur.
Hızlı Erişim