İletişim

Kendini İfade Etmek, Dinlemek ve Sağlıklı İlişkiler Kurmak
İletişim yalnızca konuşmak değil, anlamak ve anlaşılmaktır…
İletişim; düşüncelerimizi, duygularımızı, ihtiyaçlarımızı ve sınırlarımızı sözlü, yazılı veya sözsüz yollarla paylaşma sürecidir. Sağlıklı iletişim yalnızca doğru kelimeleri seçmekten ibaret değildir. Karşımızdaki kişiyi dikkatle dinlemeyi, farklılıklara saygı göstermeyi, kendimizi açık biçimde ifade etmeyi ve anlaşmazlıkları zarar vermeden çözmeyi de içerir.
Üniversite yaşamında iletişim becerileri;
• Yeni arkadaşlıklar kurarken,
• Romantik ilişkilerde,
• Ev veya yurt arkadaşlarıyla yaşarken,
• Akademik personelle görüşürken,
• Grup çalışmalarında,
• Aileyle ilişkileri sürdürürken,
• Yardım ve destek isterken önemli bir rol oynar.
Açık ve dürüst konuşabilmek, aynı zamanda karşımızdaki kişiyi dinlemek ilişkileri güçlendirebilir ve psikolojik iyi oluşu destekleyebilir.
İyi iletişim, her zaman aynı fikirde olmak değildir. Farklı düşünürken bile birbirini anlamaya ve saygıyı korumaya çalışmaktır.
Bu rehber, günlük ilişkilerinde daha açık, dengeli ve sağlıklı iletişim kurmana yardımcı olmak amacıyla hazırlanmıştır.
1. İLETİŞİM NEDİR?
İletişim, iki veya daha fazla kişi arasında bilgi ve anlam paylaşımıdır. Ancak iletişim yalnızca gönderilen mesajdan oluşmaz.
İletişim sürecinde şunlar bulunur:
1 Gönderen: Mesajı ifade eden kişi
2 Mesaj: Paylaşılan düşünce, duygu veya ihtiyaç
3 İletişim yolu: Yüz yüze konuşma, telefon, mesajlaşma veya beden dili
4 Alıcı: Mesajı alan kişi
5 Yorum: Karşı tarafın mesajdan çıkardığı anlam
6 Geri bildirim: Mesajın nasıl anlaşıldığını gösteren tepki
Bir kişinin söylediği şey ile karşı tarafın anladığı şey her zaman aynı olmayabilir. Bu nedenle sağlıklı iletişimde yalnızca konuşmak değil, mesajın doğru anlaşılıp anlaşılmadığını kontrol etmek de önemlidir.
2. İLETİŞİMİN TÜRLERİ
2.1. Sözlü iletişim
Kelimeler ve ses yoluyla kurulan iletişimdir.
Örnekler:
• Yüz yüze konuşmak
• Telefon görüşmesi yapmak
• Derste fikir belirtmek
• Birinden yardım istemek
Sözlü iletişimde yalnızca kullanılan kelimeler değil, ses tonu, konuşma hızı ve vurgu da mesajın anlamını etkiler.
2.2. Sözsüz iletişim
Kelimeler kullanılmadan verilen mesajları kapsar.
Bunlar arasında:
• Yüz ifadeleri
• Jestler
• Beden duruşu
• Göz teması
• Kişiler arasındaki fiziksel mesafe
• Sessizlik
• Ses tonu bulunabilir.
Bir kişi “Sorun yok.” derken yüzünü çeviriyor ve sert bir ses tonu kullanıyorsa sözlü ve sözsüz mesajları birbiriyle uyuşmayabilir.
Sözsüz işaretler önemlidir; ancak tek başına kesin kanıt değildir. Karşımızdaki kişinin ne düşündüğünü yalnızca yüz ifadesine veya mesajına bakarak kesin biçimde bildiğimizi varsaymamak gerekir.
2.3. Yazılı ve dijital iletişim
• Mesajlaşma uygulamaları
• E-posta
• Sosyal medya
• Çevrim içi ders ve toplantılar dijital iletişim yollarıdır.
Yazılı iletişimde ses tonu ve yüz ifadesi bulunmadığı için mesajlar daha kolay yanlış anlaşılabilir.
Örneğin kısa bir “Tamam.” mesajı:
• Onay,
• İlgisizlik,
• Kızgınlık,
• Acele olarak farklı biçimlerde yorumlanabilir.
Belirsiz veya duygusal konuların yalnızca mesajla konuşulması yerine, mümkünse telefonla ya da yüz yüze ele alınması daha sağlıklı olabilir.
3. SAĞLIKLI İLETİŞİMİN TEMEL ÖZELLİKLERİ
Sağlıklı iletişimde:
✓ Kişiler düşüncelerini açıkça ifade edebilir.
✓ Duygular küçümsenmez.
✓ Konuşan kişinin sözü sürekli kesilmez.
✓ Farklı görüşlere saygı gösterilir.
✓ İhtiyaçlar ve sınırlar ifade edilebilir.
✓ Hakaret, tehdit ve aşağılama kullanılmaz.
✓ Yanlış anlaşılmalar açıklığa kavuşturulur.
✓ Gerektiğinde özür dilenir ve sorumluluk alınır.
✓ Kişiler karşılıklı çözüm arar.
Sağlıklı ilişkilerin önemli unsurları arasında saygı, destek, açık konuşma ve karşılıklı dinleme yer alır.
4. İLETİŞİM TARZLARI
İnsanlar farklı durumlarda farklı iletişim tarzları kullanabilir.
4.1. Pasif iletişim
Kişinin kendi duygu, ihtiyaç ve sınırlarını ifade etmekte zorlanmasıdır.
Pasif iletişim örnekleri:
• İstemediği hâlde “evet” demek
• Rahatsızlığını söylememek
• Sürekli başkalarının isteklerine uyum sağlamak
• Çatışmadan kaçınmak için susmak
• Kendi ihtiyaçlarını önemsiz görmek
Pasif iletişim kısa süreli çatışmayı önleyebilir; ancak zaman içinde kırgınlık, öfke ve tükenmişliğe yol açabilir.
4.2. Saldırgan iletişim
Kişinin kendi isteklerini ifade ederken karşı tarafın haklarını, sınırlarını veya duygularını göz ardı etmesidir.
Örnekler:
• Bağırmak
• Hakaret etmek
• Küçümsemek
• Tehdit etmek
• Suçlamak
• Kişinin sözünü sürekli kesmek
• Baskı kurmak
Saldırgan iletişim bazen kişiye kısa süreli kontrol hissi verebilir; ancak güveni ve ilişkileri zedeler.
4.3. Pasif-agresif iletişim
Öfke veya rahatsızlığın doğrudan değil, dolaylı yollarla gösterilmesidir.
Örnekler:
• İmalı konuşmak
• Küsmek
• Bilerek geç kalmak
• Sessiz kalarak cezalandırmak
• “Sorun yok.” deyip öfkeli davranmak
• İstenilen işi bilinçli biçimde eksik yapmak
4.4. Güvengen iletişim (Atılgan iletişim)
Kişinin kendi düşünce, duygu, ihtiyaç ve sınırlarını açıkça ifade ederken karşı tarafın haklarına da saygı göstermesidir.
Güvengen iletişimde kişi:
• Ne istediğini açıklar.
• Gerektiğinde “hayır” diyebilir.
• Suçlamadan konuşur.
• Karşı tarafı dinler.
• Sakin ve kararlı davranır.
• Kendi hakkını korurken başkasının hakkını ihlal etmez.
Güvengen olmak saldırgan olmak değildir. Güvengenlik, hem kendine hem de karşındaki kişiye saygı göstermektir.
5. AKTİF DİNLEME NEDİR?
Dinlemek yalnızca konuşma sırasının bize gelmesini beklemek değildir. Aktif dinleme, karşımızdaki kişinin ne söylediğini ve ne hissettiğini anlamaya çalışmaktır.
Aktif dinlemenin temel amacı, konuşan kişinin duyulduğunu ve anlaşıldığını hissetmesini sağlamaktır. Bunun için dikkati konuşana vermek, sözünü kesmemek ve yargılamadan anlamaya çalışmak gerekir.
Aktif dinleme sırasında:
• Telefonu veya dikkat dağıtan nesneleri bir kenara bırak.
• Konuşan kişiye yönel.
• Sözünü tamamlamasına izin ver.
• Hemen çözüm sunmaya çalışma.
• Ne anladığını kendi sözlerinle tekrar et.
• Gerekirse açıklayıcı soru sor.
• Duyguyu fark et ve kabul et.
Kullanabileceğin ifadeler
• “Seni doğru anladıysam…”
• “Bu durum seni oldukça üzmüş gibi görünüyor.”
• “Bunun senin için neden önemli olduğunu biraz daha anlatabilir misin?”
• “Şu anda benden çözüm mü, yoksa yalnızca dinlememi mi bekliyorsun?”
• “Böyle hissetmen anlaşılır.”
Dinlemek ne değildir?
✗ Konuşanın sözünü kesmek
✗ Yaşadığını küçümsemek
✗ Hemen kendi deneyimini anlatmaya başlamak
✗ İstenmediği hâlde öğüt vermek
✗ Tartışmayı kazanmaya çalışmak
✗ Karşı taraf konuşurken cevabı zihinde hazırlamak
6. DUYGULARINI NASIL İFADE EDEBİLİRSİN?
Duygular doğru veya yanlış değildir. Ancak duyguların nasıl ifade edildiği önemlidir.
“Sen beni sinirlendiriyorsun.” gibi ifadeler karşı tarafın savunmaya geçmesine neden olabilir.
Bunun yerine ben dili kullanılabilir.
Ben dili formülü
Olay + Duygu + İhtiyaç veya rica
Örnek
“Ben konuşurken telefonuna baktığında dinlenmediğimi hissediyorum. Konuşmamız bitene kadar telefonu bir kenara bırakabilir misin?”
Başka örnekler:
• “Plan son anda değiştiğinde kendimi hazırlıksız hissediyorum. Değişiklikleri daha erken haber verebilir misin?”
• “Mesajıma uzun süre cevap gelmediğinde endişeleniyorum. Müsait olmadığını kısaca belirtmen bana yardımcı olur.”
• “Grup çalışmasında görevler eşit dağılmadığında zorlanıyorum. Görevleri yeniden paylaşabilir miyiz?”
Ben dili karşı tarafı otomatik olarak ikna etmez; ancak suçlamayı azaltarak daha açık bir konuşma zemini oluşturur.
7. İHTİYAÇLARINI AÇIKÇA İFADE ET
Başkalarının neye ihtiyacımız olduğunu kendiliğinden anlamasını beklemek iletişim sorunlarına yol açabilir.
Belirsiz ifade:
“Beni hiç düşünmüyorsun.”
Daha açık ifade:
“Bu hafta kendimi yalnız hissediyorum. Birlikte biraz zaman geçirmeye ihtiyacım var.”
Belirsiz ifade:
“Her şeyi bana bırakıyorsunuz.”
Daha açık ifade:
“Grup ödevinde kaynak taramasını tek başıma yetiştiremiyorum. İki kişinin bu bölümü paylaşmasına ihtiyacım var.”
Açık bir istekte bulunurken:
• Ne istediğini belirt.
• Somut ol.
• Karşı tarafın “hayır” deme hakkı olduğunu kabul et.
• Talep ile zorlamayı birbirinden ayır.
8. NASIL “HAYIR” DENİR?
Hayır demek bencillik değildir. Kişinin zamanını, enerjisini ve sınırlarını korumasının bir yoludur.
Güvengen bir hayır:
• Açık,
• Kısa,
• Saygılı,
• Kararlı olabilir.
Örnekler
• “Bu akşam gelemeyeceğim.”
• “Bu sorumluluğu şu anda alamam.”
• “Notlarımı paylaşabilirim ancak ödevi senin yerine yapamam.”
• “Bu konuşmayı şu anda sürdürmek istemiyorum.”
• “Bana bu şekilde hitap edilmesini kabul etmiyorum.”
• “Israr etmeni istemiyorum. Kararım değişmeyecek.”
Her “hayır” ayrıntılı bir açıklama gerektirmez.
9. SINIR KOYMAK
Sınırlar, ilişkilerde neyi kabul edip etmeyeceğimizi belirleyen kişisel çizgilerdir.
Sınırlar şu alanlarda olabilir:
• Fiziksel temas
• Özel alan
• Zaman
• Duygusal paylaşım
• Para ve eşya
• Dijital gizlilik
• Ders ve çalışma sorumlulukları
• İlişkide kabul edilmeyen davranışlar
Sınır koyarken:
1 Rahatsız olduğun davranışı belirt.
2 İhtiyacını açıkla.
3 Kabul edeceğin ve etmeyeceğin durumu söyle.
4 Sınır ihlal edilirse ne yapacağını ifade et.
5 Söylediğin sınırı tutarlı biçimde uygula.
Örnek
“Özel mesajlarımın izinsiz okunmasını kabul etmiyorum. Tekrar olursa telefonumu ve kişisel bilgilerimi seninle paylaşmayacağım.”
Sınır koymak karşı tarafı kontrol etmek değil, kendi davranışını ve kendini nasıl koruyacağını belirlemektir.
10. ÇATIŞMALAR NASIL YÖNETİLEBİLİR?
Çatışma, iki kişinin farklı ihtiyaçlara, beklentilere veya görüşlere sahip olmasıdır. Her çatışma ilişkinin kötü olduğu anlamına gelmez.
Önemli olan çatışmanın nasıl yönetildiğidir.
10.1. Uygun zamanı seç
Çok öfkeli, yorgun veya acele içindeyken yapılan konuşmalar kolayca büyüyebilir.
Şöyle diyebilirsin:
“Bu konu benim için önemli. İkimizin de daha sakin olduğu bir zamanda konuşabilir miyiz?”
10.2. Tek bir konuya odaklan
“Sen zaten her zaman böylesin.” demek yerine o anda yaşanan somut davranışı konuş.
10.3. Kişiliği değil davranışı ele al
“Sen sorumsuzsun.” yerine:
“Görevini belirtilen tarihte tamamlamadığında çalışmanın geri kalanı aksıyor.”
10.4. Genellemelerden kaçın
• “Her zaman”
• “Asla”
• “Hiçbir zaman”
• “Zaten sen…” gibi ifadeler savunmayı artırabilir.
10.5. Ortak çözüm ara
Kendine şu soruları sor:
• Benim temel ihtiyacım ne?
• Karşı tarafın ihtiyacı ne olabilir?
• İkimizin de kabul edebileceği çözüm nedir?
• Şu anda çözülemeyen kısmı ne zaman yeniden konuşabiliriz?
Aktif dinleme ve karşılıklı kabul edilebilir çözüm arayışı, anlaşmazlıkların yapıcı biçimde yönetilmesinin temel unsurlarıdır.
11. TARTIŞMA SIRASINDA MOLA VERMEK
Bedenin aşırı gerildiğinde sağlıklı düşünmek ve dinlemek zorlaşabilir.
Şu belirtileri fark edebilirsin:
• Ses tonunun yükselmesi
• Kalp atışının hızlanması
• Hakaret etme isteği
• Konuşulanları duyamama
• Aynı cümleleri tekrar etme
• Kontrolünü kaybedecek gibi hissetme
Bu durumda mola isteyebilirsin:
“Şu anda çok gerildim. Yirmi dakika ara verip konuşmaya devam etmek istiyorum.”
Molanın etkili olabilmesi için:
• Ne kadar süreceğini belirt.
• Konuşmaya geri dönme zamanı belirle.
• Mola sırasında mesajla tartışmaya devam etme.
• Sakinleşmene yardımcı olacak bir etkinlik yap.
• Molayı karşı tarafı cezalandırmak için kullanma.
12. YANLIŞ ANLAŞILDIĞINDA NE YAPABİLİRSİN?
Yanlış anlaşılmak her zaman karşı tarafın kötü niyetli olduğu anlamına gelmez.
Şunları deneyebilirsin:
• “Sanırım kendimi açık ifade edemedim.”
• “Söylemek istediğim şey şu…”
• “Sen benim söylediğimden ne anladın?”
• “Bu cümlem seni nasıl etkiledi?”
• “Niyetim bu değildi; ancak seni incittiğini anlıyorum.”
Niyet ile etki aynı şey değildir. Birini kırmak istememiş olman, kişinin incinmediği anlamına gelmez.
Sağlıklı yaklaşım:
“Bunu amaçlamamıştım ama söylediğimin seni kırdığını görüyorum. Özür dilerim.”
13. ÖZÜR DİLEMEK VE İLİŞKİYİ ONARMAK
Etkili bir özür şu bölümleri içerebilir:
1 Davranışı kabul et: “Dün sesimi yükselttim.”
2 Etkisini fark et: “Bunun seni incittiğini ve konuşmayı zorlaştırdığını anlıyorum.”
3 Sorumluluk al: “Bu davranışım doğru değildi.”
4 Özür dile: “Özür dilerim.”
5 Değişiklik belirt: “Bir daha gerildiğimde konuşmaya ara vermeyi deneyeceğim.”
Özür olmayan ifadeler
• “Alındıysan özür dilerim.”
• “Ama sen de…”
• “Şaka yaptım.”
• “Beni buna sen zorladın.”
• “Bu kadar büyütmeseydin.”
Özür dilemek yalnızca “özür dilerim” demek değil, davranışın sorumluluğunu almak ve değişiklik göstermektir.
14. DİJİTAL İLETİŞİMDE NELERE DİKKAT EDİLMELİ?
Mesaj yazarken
• Duygusal durumun çok yoğunsa hemen gönderme.
• Mesajı göndermeden önce tekrar oku.
• Büyük harflerin bağırma gibi algılanabileceğini unutma.
• Alay ve mizahın yazılı ortamda yanlış anlaşılabileceğini düşün.
• Uzun ve önemli tartışmaları mesajla çözmeye çalışma.
• Karşı tarafın sürekli erişilebilir olmak zorunda olmadığını kabul et.
Sosyal medyada
• Başkasının fotoğrafını izinsiz paylaşma.
• Özel konuşmaların ekran görüntüsünü izinsiz yayma.
• İlişki sorunlarını dolaylı paylaşımlarla çözmeye çalışma.
• Çevrim içi tartışmalarda hakaret ve tehditten kaçın.
• Kişisel bilgilerini koru.
• Rahatsız edici veya tehdit içeren mesajları sakla ve gerekli durumlarda bildir.
Mesaja cevap gelmediğinde
Hemen en kötü sonuca ulaşmadan önce farklı olasılıkları düşün:
• Kişi meşgul olabilir.
• Mesajı görmemiş olabilir.
• Cevap vermek için zamana ihtiyaç duyabilir.
• Telefonu yanında olmayabilir.
Acil olmayan durumlarda arka arkaya çok sayıda mesaj göndermek yerine bir süre beklemek daha sağlıklı olabilir.
15. ÜNİVERSİTE YAŞAMINDA İLETİŞİM
Akademik personelle iletişim
Bir öğretim elemanına veya danışmana yazarken:
• Kendini tanıt.
• Dersin adını belirt.
• Konuyu açık ve kısa biçimde ifade et.
• Talebini somutlaştır.
• Saygılı bir hitap kullan.
• Uygun sürede yanıt bekle.
• Mesajlaşma yerine kurumsal e-postayı tercih etmen gereken durumları gözet.
Örnek
“Merhaba Hocam, ben X Bölümü ikinci sınıf öğrencisi ……… . ……… dersi kapsamında hazırlanan ödevin teslim tarihiyle ilgili bir konuyu danışmak istiyorum. Uygun olduğunuzda kısa bir görüşme yapabilir miyiz?”
Grup çalışmalarında iletişim
• Görevleri başlangıçta netleştir.
• Her görevin sorumlusunu belirle.
• Teslim tarihlerini yazılı hâle getir.
• Sorun çıktığında son güne kadar bekleme.
• Kişileri değil, tamamlanmayan görevleri konuş.
• Yardım ihtiyacını erken belirt.
• Tüm sorumluluğu sessizce üstlenmek yerine iş bölümünü yeniden görüş.
Ev ve yurt arkadaşlarıyla iletişim
Şu konuları açıkça konuşmak yararlı olabilir:
• Temizlik
• Gürültü
• Misafirler
• Ortak eşyalar
• Uyku ve çalışma saatleri
• Harcamalar
• Kişisel alan
Sorun çıkmasını beklemek yerine başlangıçta ortak kurallar belirlemek anlaşmazlıkları azaltabilir.
16. ZOR BİR KONUŞMAYA NASIL HAZIRLANABİLİRSİN?
Konuşmadan önce şu sorulara cevap ver:
1 Konuşmanın asıl konusu ne?
2 Ne hissediyorum?
3 Neye ihtiyacım var?
4 Karşı taraftan somut olarak ne istiyorum?
5 Hangi konuda uzlaşabilirim?
6 Hangi sınırım değiştirilemez?
7 Konuşmak için uygun zaman ve yer neresi?
Kısa hazırlık formülü
“…… olduğunda, …… hissediyorum. Çünkü …… benim için önemli. Bundan sonra …… yapabilir miyiz?”
Örnek:
“Planlarımız son anda iptal edildiğinde hayal kırıklığı yaşıyorum. Birlikte geçireceğimiz zamanı önemsiyorum. Plan değiştiğinde daha erken haber verebilir misin?”
17. İLETİŞİMDE SIK YAPILAN HATALAR
• Karşımızdakinin zihnini okuduğumuzu düşünmek
• Duyguları gerçeklerle karıştırmak
• Dinlemeden savunmaya geçmek
• Konuyu kişilik eleştirisine dönüştürmek
• Geçmişteki tüm sorunları aynı anda açmak
• İma kullanmak
• Sessizlikle cezalandırmak
• Sorunu başkaları üzerinden iletmek
• Karşı tarafın sınırlarını kabul etmemek
• Her konuşmayı kazanılması gereken bir tartışma olarak görmek
18. SAĞLIKSIZ VE GÜVENSİZ İLETİŞİMİ FARK ET
Aşağıdaki davranışlar normal iletişim farklılıklarının ötesinde olabilir:
• Sürekli hakaret ve aşağılama
• Tehdit
• Korkutma
• Israrlı takip
• Özel mesaj ve hesapları zorla kontrol etme
• Arkadaşlardan veya aileden uzaklaştırma
• “Hayır” yanıtını kabul etmeme
• Cinsel, fiziksel veya duygusal baskı
• Eşyalara zarar verme
• Fiziksel şiddet
• Yardım istemeyi engelleme
Bu davranışlar “iletişim sorunu” olarak küçümsenmemelidir. Güvenliğin tehdit altındaysa tartışmayı tek başına çözmeye çalışmak yerine güvendiğin bir kişiden ve ilgili kurumlardan destek al.
Acil tehlike varsa 112 Acil Çağrı Merkezi’ne başvur.
19. NE ZAMAN PROFESYONEL DESTEK ALABİLİRSİN?
Aşağıdaki durumlarda psikolojik destek yararlı olabilir:
• Kendini ifade etmekte sürekli zorlanıyorsan
• İlişkilerinde aynı çatışmalar tekrar ediyorsa
• İnsanlarla konuşmaktan yoğun biçimde kaçınıyorsan
• Eleştirilme veya reddedilme korkusu yaşamını kısıtlıyorsa
• Öfke sırasında hakaret ediyor veya kontrolünü kaybediyorsan
• Sınır koyamadığın için sık sık tükenmiş hissediyorsan
• İlişkilerinde yoğun kıskançlık veya terk edilme korkusu varsa
• İletişim sorunları akademik veya sosyal yaşamını etkiliyorsa
• Şiddet, tehdit veya baskı içeren bir ilişki içindeysen
• Kendine ya da başkasına zarar verme düşüncelerin varsa
Başvurabileceğin yerler:
• Üniversitenin psikolojik danışma birimi
• Üniversitenin sağlık hastaneleri
• Psikolog veya psikolojik danışman
• Aile hekimi
• Psikiyatri hekimi
• Devlet hastanelerinin ilgili poliklinikleri
20. BİR ARKADAŞIN SENİNLE KONUŞMAK İSTEDİĞİNDE
Yapabileceklerin
✓ Uygun bir ortam oluştur.
✓ Dikkatini ona ver.
✓ Sözünü kesmeden dinle.
✓ Duygularını küçümseme.
✓ Gizlilik konusunda dürüst ol.
✓ Ne tür bir desteğe ihtiyacı olduğunu sor.
✓ Gerekiyorsa profesyonel destek almasını teşvik et.
Kaçınman gereken ifadeler
✗ “Bunu kafana takma.”
✗ “Sen de çok hassassın.”
✗ “Ben olsam böyle yapmazdım.”
✗ “Bundan daha kötü şeyler var.”
✗ “Kesinlikle şunu yapmalısın.”
✗ “Kimseye söylemeyeceğim.”
Kişinin kendisine veya başkasına zarar verme riski varsa tamamen gizlilik sözü verme. Güvenliği sağlamak için uygun bir yetişkin veya uzmanla iletişime geçmek gerekebilir.
21. YANLIŞ İNANIŞLAR VE GERÇEKLER
“İyi iletişim kuran kişiler hiç tartışmaz.”
Gerçek: Sağlıklı ilişkilerde de anlaşmazlıklar yaşanır. Fark, çatışmanın saygı ve çözüm odaklı biçimde yönetilmesidir.
“Beni seviyorsa neye ihtiyacım olduğunu kendisi anlamalı.”
Gerçek: İnsanlar birbirlerinin düşüncelerini okuyamaz. İhtiyaçların açıkça ifade edilmesi gerekir.
“Hayır dersem bencil olurum.”
Gerçek: Sağlıklı sınırlar hem kişiyi hem de ilişkiyi koruyabilir.
“Sesimi yükseltirsem daha iyi anlaşılırım.”
Gerçek: Sesin yükselmesi mesajın gücünü değil, karşı tarafın savunmasını artırabilir.
“Özür dilemek zayıflıktır.”
Gerçek: Samimi bir özür sorumluluk almanın ve ilişkiyi onarmanın göstergesidir.
“İletişim yeteneği doğuştandır.”
Gerçek: Dinleme, kendini ifade etme, sınır koyma ve çatışma çözme becerileri öğrenilebilir ve geliştirilebilir.
22. BUGÜN İÇİN KÜÇÜK ADIMLAR
Bugün:
☐ Bir kişiyi sözünü kesmeden dinledim.
☐ Ne anladığımı kendi cümlelerimle kontrol ettim.
☐ Duygumu açıkça ifade ettim.
☐ Bir ihtiyacımı somut biçimde söyledim.
☐ Gerektiğinde saygılı biçimde “hayır” dedim.
☐ Suçlayıcı dil yerine ben dili kullandım.
☐ Mesaj göndermeden önce tekrar okudum.
☐ Bir yanlış anlaşılmayı açıklığa kavuşturdum.
☐ Hatalıysam sorumluluk aldım ve özür diledim.
☐ Gerekiyorsa destek istemek için adım attım.
Bunların tamamını aynı anda yapman gerekmez. Her gün bir iletişim becerisini denemek bile zamanla önemli bir değişim oluşturabilir.
UNUTMA
• İletişim yalnızca konuşmak değil, dinlemektir.
• Açık olmak kırıcı olmak anlamına gelmez.
• Başkalarının sınırlarına saygı göstermek kadar kendi sınırlarını korumak da önemlidir.
• “Hayır” tam bir cümle olabilir.
• Her anlaşmazlık ilişkinin sonu değildir.
• Karşındaki kişiyi anlamak, onunla aynı fikirde olmak zorunda olduğun anlamına gelmez.
• Hata yaptığında sorumluluk almak ilişkileri güçlendirebilir.
• Sağlıklı iletişim öğrenilebilir ve geliştirilebilir bir beceridir.
Hızlı Erişim